İçeriğe geç

İnsan ile Allah arasında nasıl bir bağ vardır ?

Merhaba arkadaşlar! Bu içerikte “İnsan ile Allah arasında nasıl bir bağ vardır” ile ilgili en güncel bilgileri sizlerle paylaşacağız.

Kayseri’nin Soğuk Sabahında İçimdeki Sıcaklık Arayışı

Kayseri’de kış sabahları farklıdır. Sokak lambalarının ışığı bile donmuş gibi görünür, hava insanın yüzüne sert bir tokat gibi çarpar. O sabah yine erken kalkmıştım. 25 yaşındayım ve hâlâ bazı sabahlar neden uyandığımı sorguluyorum. Üniversiteyi bitireli yıllar olmuş ama içimdeki “tamamlanmamışlık” duygusu hâlâ yerinde duruyor.

O gün defterimi açtım. Günlük tutmak benim için bir alışkanlık değil, bir kaçış. Kalem elimdeyken dünyadan biraz uzaklaşıyorum. Ama o sabah kelimeler bile ağırdı.

“İnsan ile Allah arasında nasıl bir bağ vardır?” diye yazdım ilk satıra.

Sonra durdum.

Bu soruyu ilk kez sormuyordum ama ilk kez bu kadar içimden koparak soruyordum. Çünkü hayatımda bazı şeyler yolunda gitmiyordu. İş başvurularından gelen sessiz cevaplar, arkadaşların giderek azalması, aile içinde söylenmeyen ama hissedilen beklentiler… Hepsi üst üste binmişti.

Ve ben, o sabah, Kayseri’nin gri göğüne bakarken içimden şunu hissettim: yalnız değilim ama yalnız gibi hissediyorum.

Bir Akşam Üstü Otobüs Yolculuğu ve Sessiz Bir Dua

O gün öğleden sonra şehir içinde eski bir otobüse bindim. Cam kenarına oturdum. Camın buğusuna parmağımla bir şeyler çizdim ama ne çizdiğimi bile hatırlamıyorum.

Yanımda orta yaşlı bir adam vardı. Elinde küçük bir poşet, yüzünde yorgun ama tuhaf bir sakinlik. Telefonuna bakmıyordu, etrafa da pek ilgisi yoktu. Sanki kendi içine çekilmişti.

Otobüs ilerlerken bir anda içimden bir sıkışma geldi. Sebepsiz gibi. Ama aslında sebepsiz değildi; ben sadece uzun zamandır içimde birikenleri görmezden geliyordum.

O an gözlerimi kapattım.

Sessizce içimden bir şey söyledim. Dua mıydı, şikâyet mi, yoksa sadece bir çağrı mı bilmiyorum. Ama kelimelerim netti:

“Eğer bir bağ varsa, neden bu kadar uzak hissediyorum?”

Tam o sırada otobüs küçük bir tümseğe girdi ve hafifçe sallandı. Gözlerimi açtım. Yanımdaki adam, hiç beklemediğim bir şey yaptı: cebinden küçük bir tespih çıkardı ve sessizce çekmeye başladı.

Hiç konuşmadı. Ama o hareket, içimde tuhaf bir yankı bıraktı.

O an şunu düşündüm: Belki de insan ile Allah arasındaki bağ, sesle değil sessizlikle kuruluyordu.

İçimdeki Boşluk ve Anlam Arayışı

Eve döndüğümde uzun süre odada oturdum. Telefonu açmadım. Müzik dinlemedim. Sadece düşündüm.

İçimdeki boşluğu tarif etmek zor. Hayal kırıklığı mıydı, yoksa büyümek mi? Bazen insan, hayatın bir yerinde çocukluğunun bitişini fark ediyor ama ne zaman başladığını hatırlamıyor.

Benim için o boşluk, özellikle geceleri büyüyordu. Kayseri’nin sessiz sokakları gibi… geniş ama içi boş.

Defterimi tekrar açtım ve yazdım:

“Eğer Allah ile insan arasında bir bağ varsa, neden bu bağ bazen ip gibi ince, bazen dağ gibi ağır hissediliyor?”

Sonra kalemi bıraktım. Çünkü cevap yazmak istemedim. Cevapsız kalmak da bir tür dürüstlüktü.

Gece Yarısı Camdan Bakarken Gelen Farkındalık

Gece yarısıydı. Şehir sessizdi ama zihnim gürültülüydü. Pencereyi açtım, soğuk hava yüzüme vurdu. Kayseri’nin gece kokusu bile farklıdır; biraz taş, biraz rüzgâr, biraz da eski zamanlar.

Aşağıda sokak lambasının altında yürüyen bir kedi vardı. Durdu, etrafa baktı, sonra yoluna devam etti. O kadar basit bir şeydi ki… ama içimde bir şeyleri kırdı.

O an düşündüm: Yaşamak aslında sürekli bir yürüyüştü, ama insan çoğu zaman nereye gittiğini bilmiyordu.

Ve belki de insan ile Allah arasındaki bağ, tam da bu bilinmezlikte ortaya çıkıyordu.

Çünkü insan kaybolduğunu düşündüğünde, aslında bir yere çağrılıyordu.

Ama bunu anlamak için bazen çok sessiz olmak gerekiyordu.

Hatıraların İçinde Gizlenen İnce Bir Ses

Şunları da İnceleyin: İnsan hakları madde madde nelerdir ?

Birden çocukluğumu hatırladım. Annemin sabahları bizi uyandırırken söylediği şeyleri… Babamın akşam haber izlerken sessizce çay içişini…

O zamanlar “iman” kelimesi bile bende sadece bir kelimeydi. Ama şimdi o kelime, içimde bir ağırlık taşıyordu.

İnsan büyüdükçe inançla ilişkisi değişiyor sanırım. Çocukken doğal olan şey, büyüyünce sorguya dönüşüyor.

Ben de sorguluyordum.

Ama her sorgunun içinde bir arayış olduğunu o gece fark ettim. Ve arayışın kendisi, belki de bağın ta kendisiydi.

Bir Cami Avlusunda Sessiz Bir Karşılaşma

Ertesi gün akşamüstü, yürüyüş yaparken küçük bir caminin önünden geçtim. İçeri girmeyi planlamıyordum. Ama ayaklarım beni durdurdu.

Avluya girdim.

Taşlar soğuktu. Hava sessizdi. İçeriden hafif bir ışık geliyordu. Kapının önünde oturan yaşlı bir adam vardı. Elinde baston, gözleri yarı kapalı.

Yanına oturmadım ama yakın bir yere çöktüm.

Bir süre sonra yaşlı adam bana bakmadan konuştu:

“İnsan bazen sorularıyla büyür evlat.”

Sesi titrek değildi, aksine oldukça sakindi.

Ben cevap vermedim. Çünkü o an konuşmak istemedim. Ama içimde bir şey kırıldı. Sanki yıllardır taşıdığım bir yük, ilk kez biri tarafından fark edilmişti.

O an düşündüm: Belki de insan ile Allah arasındaki bağ, insanların birbirine söylediği tek cümlelerde gizliydi.

Şüphe, Umut ve Aynı Anda Var Olan İkisi

Eve dönerken içimde garip bir hafiflik vardı. Hayal kırıklığım tamamen gitmemişti ama yanında küçük bir umut belirmişti.

Şunu fark ettim: İnanç, her zaman güçlü hissetmek değildi. Bazen sadece devam etmeyi seçmekti.

Ben bazen şüphe ediyordum. Bazen uzaklaşıyordum. Bazen hiçbir şey hissetmiyordum.

Ama yine de her seferinde içimde bir şey beni geri çağırıyordu.

Belki de bağ dediğimiz şey buydu: kopsa bile tamamen yok olmayan, görünmez bir çizgi.

Efelerteknoloji ekibi olarak “İnsan ile Allah arasında nasıl bir bağ vardır” konusunu sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyduk. Sağlıklı ve mutlu günler!

Gecenin Sonunda Kendime Söylediğim Gerçek

O gece tekrar defterimi açtım. Bu kez daha sakin yazdım:

İnsan ile Allah arasındaki bağ, sadece dua anlarında değil, sessiz anlarda da vardı. İnsan düştüğünde, kaybolduğunda, susmak istediğinde bile o bağ tamamen kopmuyordu.

Bunu “hissetmek” her zaman kolay değildi.

Ama bazen hissetmemek bile o bağın yokluğu anlamına gelmiyordu.

Kalemi bıraktım.

Pencereyi kapattım.

Kayseri’nin soğuk gecesi dışarıda devam ederken içimde küçük ama inatçı bir sıcaklık kalmıştı.

Ve o sıcaklık, ne tam bir cevap veriyordu ne de tamamen susuyordu.

Sadece vardı.

Ve belki de her şey, sadece “var” olmanın kendisiydi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://www.pembeseker.com.tr https://pigo.com.tr https://panta.com.tr Sitemap
ilbet mobil girişbetexper girişbetexper giriş