Aferine Ne Cevap Verilir? Eleştirel Bir Bakış
İzmir’in arka sokaklarında bir kafede otururken, cep telefonumda paylaşılan bir gönderiye göz attım. “Aferin” yazıyordu, altına da onca beğeni ve yorum yapılmış. O an aklıma takıldı, “Aferine ne cevap verilir?” diye. Kısa ve net bir soru. Çoğu insanın muhtemelen otomatik olarak verdiği cevap, “Teşekkür ederim” ya da “Sağ ol” gibi klasikler olurdu. Ancak ben bu basit ifadeye takıldım ve düşündüm: Bu kadar basit bir kelimenin ardında gerçekten ne var? Cevap verirken ne hissediyoruz? Kendi kendime şunu sordum: Aferin demek, bir başarıyı kutlamak mı, yoksa sadece basit bir sosyal etiket mi?
Aferin: Olumlu Bir Duygu mu, Yoksa Sadece Boş Bir İfade?
İlk bakışta “aferin” kelimesi, mutluluk ve takdir içeren bir şey gibi gözükse de, aslında bazen içinde fazlasıyla boşluk barındıran bir kelimeye dönüşebiliyor. Gerçekten takdir edilen bir başarı var mı, yoksa sadece toplumun “tebrik et” etiketine uymak için söylenmiş bir şey mi?
Özellikle sosyal medyada, herkesin başarılarını paylaşırken, arkadaşlar ya da takipçiler çoğu zaman, “Aferin” gibi kısa ve basit cümlelerle tepki veriyor. Benim gözlemim, “aferin” kelimesinin çoğu zaman, derin bir anlam taşımaz hale gelmesi. Mesela, geçenlerde bir arkadaşım Instagram’da yeni bir iş aldığı için paylaşım yaptı. Altına yazılan yorumlardan biri “aferin” idi. Evet, herkes mutlu oldu, işini kutladı, ama o “aferin”in gerçekten bir anlamı var mıydı? O kadar da emin değilim.
Aferin ve Toplumsal Beklentiler: Takdir mi, Basit Sosyal Kod mu?
Bir de sosyal açıdan bakıldığında “aferin” demek, sanki bir tür zorunluluk gibi hissettiren bir kavram haline geldi. Eğer biri bir şey başarmışsa, ona bu kelimeyi söylemeden geçmek “soğuk” bir yaklaşım gibi algılanıyor. Yani, aslında belki de hiç içinden gelmeden ve hiçbir şeyi takdir etmeyen bir şekilde, sırf toplumsal normları yerine getirmek için birine “aferin” demek zorunda kalıyorsun. Bu da bana, toplumsal bir beklentinin peşinden gitmek gibi geliyor.
Buna en iyi örnek, yıllardır başarı ve takdir için alışıldık yollardan gidilmesidir. Bir arkadaşım, yüksek lisans tezini bitirdiğinde hepimiz çok sevindik ama çoğu kişi altına ne yazdı? “Aferin!” Gerçekten neyi kutladık? Belki de o tez çalışması, bu kelimeyi hak etmemişti. Fakat sosyal medyanın etkisiyle hepimiz ne kadar “yakın” olduğumuzu göstermek için “aferin” diyoruz.
Aferin: Gerçek Takdir Yerine Kliseler mi?
Birine gerçek anlamda takdir gösterdiğinde, bu sadece kelimelerle bitmez. Cömertlik, destek, takdir edilen kişinin gösterdiği çabaya duyulan saygı… Ama “aferin” demek, sanki en kolay yoldan yapılmış bir takdir gibi geliyor. Yani, derinlikten yoksun, yüzeysel bir şey. Evet, insan bazen kelimelerle yetinmek zorunda kalabilir, ancak bazen daha anlamlı bir tepki ve daha kapsamlı bir kutlama daha etkili olabilir. Hadi gelin, bunu net bir şekilde soralım: Aferin kelimesi gerçekten derin bir takdiri mi yansıtıyor, yoksa kolayca, çabucak yapılabilen bir toplumsal yapışkan mı?
“Aferin” ve Mizah: En Basit Tepkiler En Etkili Olanlar mı?
İronik bir şekilde, “aferin” bazen tam tersine mizah malzemesi olabilir. Bir şey başardığında veya ilginç bir şey yaptığında, biri sana “aferin” derse, bir anda ortamda sarkastik bir hava estirebilir. Kendini ciddiye alan insanın, “Aferin” dediğinde dilinin ucundaki “çok teşekkürler” cevabını, aslında biraz da “ne kadar az ama anlamlı bir şey söyledin” şeklinde duyduğumu itiraf etmeliyim. Evet, bazen takdir edilmek güzel, ama bazen de o kadar sık duyuyoruz ki, anlamını kaybediyor.
Mesela, sosyal medya platformlarında çok sık karşılaştığımız bir durum var: Özellikle YouTube’da izlediğimiz içerikler için, yorumlar “aferin” ya da “çok iyi iş çıkarmışsın” şeklinde sıklıkla geliyor. Ama bazen o yorumlar, gerçekten bir anlam taşımıyor. Gözünüzde, bir “beğeni” ve “aferin” klasiği haline gelmiş oluyor. Peki, hepimizin bildiği bu durumdan kurtulmak mümkün mü?
Aferin’e Dönüş: Değerini Kaybetmiş Bir Takdir mi?
Sonuçta “aferin” aslında çok basit ve evrensel bir kelime olsa da, zamanla ciddiyetten uzaklaşarak sıradanlaşan bir toplumsal mecra haline gelmiş durumda. Bunu söylemek bana biraz sert gelebilir, ama “aferin” denildiğinde, çoğu zaman içindeki takdiri hissetmiyorum. Yani bazen, biraz daha derin bir şeyler söylemek, içtenlikle kutlamak daha anlamlı olabilir.
Peki, siz ne düşünüyorsunuz? Aferin demek, gerçekten takdir edilecek bir şey mi, yoksa aslında sosyal medyanın ve gündelik hayatın baskısı altında herkesin söylenmesi gereken bir şey haline mi geldi? Gerçek anlamda değer verilen bir başarıyı kutlarken, dilimizdeki bu kısa ve net kelimenin gerçek anlamı hala geçerli mi?
Cevaplarınızı bekliyorum, ama fazla kısa olmamalı, “aferin” demekle geçiştiremezsiniz.