Zahiri Ne Demek Diş? Küresel ve Yerel Bir Bakış Herkesin hayatında belli bir noktada karşılaştığı, fakat tam olarak ne anlama geldiğini bazen sorguladığı kavramlardan biridir “zahiri”. Türkçede kulağımıza sıkça çalınan, bazen günlük dilde rahatça kullanılan bu kelime, derin anlamları barındıran bir terim. Ama Zahiri ne demek diş, diye sormak, aslında birkaç farklı soruyu da beraberinde getiriyor: Bu kavramın Türkiye’deki yeri nedir? Dünya çapında nasıl algılanır? Biraz da bunu inceleyelim. Zahiri Nedir? Türkçedeki “zahiri” kelimesi, kelime anlamı olarak “dışsal”, “görünürdeki” ya da “açıkça görünen” anlamlarına gelir. Arapçadan dilimize geçmiş olan bu kelime, genellikle bir şeyin iç yüzüne, derinliğine inmeden sadece dışarıdan…
Yorum BırakTeknoloji ve İlham Yazılar
Siirt Şehri: Edebiyatın Zengin Dokusu ve Anlatıların Derinliği Kelimeler, bazen yalnızca anlam taşımakla kalmaz, aynı zamanda bir şehri, bir kültürü ya da bir duyguyu bizlere tüm incelikleriyle aktarır. Her yer, her an ve her hikâye, bir başka gözle, bir başka duygu yoğunluğuyla anlatılmayı bekler. Siirt, yalnızca bir şehir değildir; o, tarihin, kültürün ve anlatıların birleşim noktasıdır. Şehrin anlatılamayanlarını, edebiyatın dilinde bulmak mümkündür. Her sokağında bir hikâye, her taşında bir hatıra saklıdır. Siirt’in neyi meşhur olduğu sorusu, sadece coğrafi bir merakın ötesine geçer. Bu şehir, bir anlam arayışının, bir kelime selinin ve bir anlatı evreninin parçasıdır. Peki, Siirt’i anlatan kelimeler, bize…
Yorum BırakMuteahhir: Modern Siyasal Düşüncenin ve Toplumsal Düzenin Evrimi Günümüzün hızla değişen dünyasında, zamanın ne kadar geçici olduğu üzerine düşünmek çoğumuzun gündemindedir. Ancak, bu kavramı daha derinlemesine incelediğimizde, “muteahhir” gibi bir kelimenin arkasındaki toplumsal ve siyasal güç ilişkileri gözler önüne serilir. Peki, muteahhir ne demektir? Bu kelime, kelime anlamı itibariyle “geç kalmış” veya “gecikmiş” olarak tanımlanabilir. Fakat bu kavramın siyasetteki rolü, kelimenin sınırlarını çok daha öteye taşır. Modern toplumlar ve siyaset kurumları, “gecikmişlik” kavramını, toplumsal düzenin değişimine karşı olan tepki olarak kullanıyor. Her devrim, her toplumsal değişim, kendi muteahhirini yaratır. Siyaset, gücün dağılımını, katılımı ve yurttaşlık anlayışını nasıl şekillendiriyorsa, toplumlar da…
Yorum BırakKullanımı Birbirine Bağlı Olan Mallara Ne Ad Verilir? Felsefi Bir Bakış Hayatımızda kullandığımız mallar, çoğu zaman tek başlarına bir anlam ifade etmezler. Bir arada kullanıldıklarında ise onlara yeni anlamlar yükleriz. Bir bilgisayarın, sadece tek başına bir bilgisayar olmasıyla birlikte, ona bağlı olan yazılımlar, aksesuarlar ve internet bağlantısı olmadan etkin bir şekilde kullanılamaz. Peki, bu tür mallara ne ad verilir? Temel felsefi sorulardan biri, kullandığımız şeylerin nasıl birer araç haline geldiği ve bunların toplumsal, etik ve bilişsel boyutları üzerine yapılan tartışmalardır. İnsanlık olarak bizler, yalnızca fiziksel dünyayı değil, aynı zamanda kullanımlarını ve bağlamlarını da zihinsel olarak inşa ederiz. Peki, gerçekten kullandığımız…
Yorum BırakBaşlık: Aküsü Bitmiş Bir Aracın Şarj Olma Süresi: Beklerken Yaşadıklarım H2: O Günü Hatırlıyorum, Hala Gözlerimde Geceye doğru yaklaşıyordum, Kayseri’nin o kasvetli havası, her şeyin griye büründüğü saatlerde, arabamın aküsünün bitmesiyle her şey birden yavaşladı. Hangi taksiyi çağıracağımı düşünürken, her şeyin ne kadar belirsiz olduğunu fark ettim. Çünkü o an sadece arabamın değil, tüm dünyamın aküsü bitmiş gibiydi. Sanki bir şey eksikti, bir şeyler bozulmuştu, ama ben ne olduğunu bilmiyordum. Yavaşça direksiyonu çevirdim ve aracı yol kenarına çektim. “Bir dakika, her şey geçici” diye kendi kendime telkinlerde bulundum. Ama gerçek şu ki; hiçbir şeyin geçici olduğunu hissedemiyordum. Belki aküsü biten…
Yorum BırakDinimizde Domuz Eti Yemek Haram Mıdır? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Bir Psikoloğun Meraklı Girişi: İnsanın İçsel Savaşları İnsan davranışları, genellikle bilinçaltımızdaki gizli çatışmaların, toplumsal normların ve derin inançlarımızın etkisiyle şekillenir. Özellikle dini inançlar, bireylerin hayatını doğrudan etkileyen güçlü bir psikolojik motivasyon kaynağıdır. Bugün, dinimizde domuz etinin yenmesinin neden haram olduğuna bakarken, bu meselenin sadece dini bir mesele değil, aynı zamanda bir psikolojik çözümleme olduğunu göreceğiz. İnsanlar, geçmişte verdikleri kararlarla ilgili düşüncelerini, toplumsal baskılarla şekillendirebilir ve bu tür yiyecek yasakları, kişinin kimliğini, değerlerini ve toplumla olan ilişkisini nasıl etkiler? Bilimsel Psikolojinin Dini İnançlarla İlişkisi Din, insan psikolojisinin önemli bir yönünü oluşturur.…
Yorum Bırakİşyeri Neden Sigorta Dökümü İster? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimenin gücü, bir metnin derinliğine inildikçe daha belirgin hale gelir. Edebiyat, her zaman insanın içsel dünyasının derinliklerine bir yolculuk olmuştur; bir karakterin düşünceleri, bir olayın arka planı ya da bir yazarın yaratıcı zihni her kelimede, her cümlede bir anlamı dönüştürür. Tıpkı bir hikayede olduğu gibi, her adımda bir derinlik, her eylemde bir iz vardır. O zaman, sigorta dökümünün talep edilmesi de aslında bir hikayenin farklı bir yönü gibi düşünülebilir. İşyeri neden sigorta dökümünü ister? Bu soru, bir bürokratik zorunluluktan öteye geçer. Gerçekten, içinde yaşadığımız çağın birer karakteri olan bizler, nasıl ki…
Yorum BırakiOS 18 Neden Uzun Sürüyor? Bir Psikolojik Mercekten Analiz İnsanın Sabırsızlığı ve Teknolojinin Evrimi Bir psikolog olarak, insan davranışlarını ve duygularını her zaman bir merakla incelerim. Bugün, iOS 18 güncellemesinin neden bu kadar uzun sürdüğü sorusunu, sadece teknik bir perspektiften değil, psikolojik bir bakış açısıyla ele almayı amaçlıyorum. İnsanlar, teknolojiyle olan ilişkilerini nasıl deneyimliyor? Sabırsızlık, beklenti ve sosyal baskılar nasıl şekillendiriyor? iOS 18’in güncelleme süreci, aslında toplumsal psikolojiyi, bilişsel süreçleri ve duygusal tepkiyi anlamak için harika bir örnek. Bir yazılımın, güncellenmesiyle ilgili yaşadığımız duygusal dalgalanma, aynı zamanda insanın teknolojiye dair algı ve beklentilerinin bir yansımasıdır. Gelişen her yeni teknolojiyle birlikte,…
Yorum BırakÖzel Hastanelerde SGK İndirimi Ne Kadar? Etik, Epistemolojik ve Ontolojik Bir Bakış Bir Filozofun Bakışıyla Sağlık ve Adalet Filozofların hayatta en çok merak ettiği sorulardan biri, toplumsal adaletin ne şekilde sağlanabileceği üzerinedir. Bir toplumun en önemli yapı taşlarından biri olan sağlık hizmetlerine erişim, bu adaletin bir göstergesi olarak karşımıza çıkar. Sağlık, insanın varoluşsal bir gereksinimidir; beden ve ruh bütünlüğü üzerinde düşünmek, etik ve ontolojik düzeyde her zaman önemli bir meseledir. Türkiye’deki özel hastanelerde SGK indirimi meselesi de, sağlık hakkı, toplumsal eşitlik ve etik sorularını gündeme getirir. Peki, özel hastanelerde SGK indirimi, gerçekten adaletli bir çözüm müdür? Bu indirim, toplumsal yapılarla…
Yorum BırakÇiçeklerde Külleme Hastalığı Nasıl Geçer? Ekonomik Bir Perspektif Dünya üzerindeki her şey, ekonomik açıdan bir denklem gibidir; her seçim bir maliyet, her karar bir fırsat kaybı ve her kaynak sınırlıdır. Çiçeklerde külleme hastalığının nasıl geçebileceği sorusu, ilk bakışta çevresel bir sağlık problemi gibi görünebilir. Ancak, bu soruyu ekonomi perspektifinden incelediğimizde, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde çok daha derin ekonomik etkileşimlerin ve stratejik kararların olduğunu görebiliriz. Çiçeklerin sağlığı, tarım piyasalarındaki dinamizmleri, bireysel kararların fırsat maliyetlerini ve hatta kamu politikalarının toplum üzerindeki etkilerini anlamamıza ışık tutabilir. Çiçeklerdeki külleme hastalığı, ekonomik bir bakış açısıyla ele alındığında, doğal bir sorun olmanın ötesine geçer;…
Yorum Bırak